Ekonomi

Dünya Bankası, küresel büyüme tahminini düşürdü: “2020’ler son 60 yılın en zayıf dönemi olabilir”

Investing.com – Dünya Bankası, 2025 yılı Küresel Ekonomik Görünüm raporunu yayımladı. Raporda küresel büyüme tahmininin 0,4 puan düşürülerek %2,3 seviyesine çekildi görüldü. Banka, tahminlerdeki bu revizeyi, artan ticaret gerilimleri, belirsizlik ortamı ve yüksek tarifelerin dünya ekonomileri üzerinde yarattığı baskıya bağladı. Küresel ekonomideki durgunluğun, modern tarih boyunca resesyon olmayan dönemler içindeki en zayıf büyüme performanslarına işaret ettiği vurgulandı.

Banka, toplamda yaklaşık %70 oranında ekonominin büyüme beklentisinin aşağı yönlü güncellendiğini açıkladı. 2020’li yıllar için ortalama küresel büyümenin %2,5 civarında kalacağı öngörüsüyle, bu dönemin 1960’lardan bu yana en yavaş büyüme dönemi olacağı değerlendirmesi yapıldı. Raporda, Trump yönetiminin uyguladığı ekonomik politikalar neticesinde, ABD’nin tarifeleri %3 seviyesinden çift haneli rakamlara çıkarak son yüzyılın en yüksek seviyelerine yükseldi. Bunun küresel ticaret sorunlarını derinleştirdiği belirtildi.

Tarifelerin büyümeye etkisi: Ticaret ve yatırımlar baskı altında

Dünya Bankası raporunda, 2025 yılı için küresel ticaret büyümesinin %1,8 olacağı tahmin edildi. Bu oran, 2024’teki %3,4 seviyesinin altında kalırken, 2000’li yıllarda ortalama %5,9 olan ticaret hacmi artışının oldukça gerisinde yer aldı. Tarife artışlarının yanı sıra yüksek işgücü maliyetleri ve düşük yatırım eğilimleri de büyüme üzerindeki baskıyı artıran diğer etkenler olarak sıralandı.

Bankanın modellerine göre, ABD’nin uyguladığı %10’luk tarifelere ek olarak aynı oranda yeni artışlar yaşanması ve diğer ülkelerin benzer karşılık vermesi halinde 2025 yılı büyüme beklentisi %1,8’e kadar gerileyebilir. Rapor, böyle bir senaryoda ikinci yarıda küresel ticaretin ciddi şekilde daralabileceği, finansal piyasaların ciddi sarsıntı geçirebileceği ve güven kayıplarının artabileceği uyarısında bulundu.

Türkiye ekonomisine yönelik güncellemeler: 2025 tahmini revize edildi

Dünya Bankası, raporun Türkiye bölümünde 2025 yılı büyüme tahminini %2,6’dan %3,1’e yukarı yönlü revize etti. Bu artış, ağırlıklı olarak 2024 yılının son çeyreğinde gerçekleşen beklenenden güçlü büyüme ivmesi ve enerji fiyatlarındaki gerileme ile açıklanıyor. Ancak, banka 2026 büyüme tahminini %3,8’den %3,6’ya indirirken, 2027 için beklentiyi %4,2 olarak duyurdu.

Türkiye’nin 2025-2027 döneminde sergileyeceği büyümenin başlıca kaynağının özel tüketim olacağı tahmin ediliyor. Özellikle dezenflasyon sürecinin devam etmesi durumunda, reel gelirlerdeki iyileşmenin iç talebi destekleyeceği düşünülüyor. Buna karşın, para politikasındaki sıkılık, mali konsolidasyon hedefleri ve dış koşullardaki belirsizliklerin büyüme üzerinde sınırlayıcı etkiler yaratmaya devam edeceği vurgulandı.

İhracat cephesinde beklentiler sınırlı

Dünya Bankası, Türkiye’nin ihracat büyümesinin 2025 ve sonrasında kademeli ve sınırlı bir seyir izleyeceğini öngörüyor. Bu öngörü; Türk lirasının reel değer kazanması, Euro Bölgesi’nde talebin zayıf kalması ve büyük ekonomilerde ticaret politikalarına dair süregelen belirsizliklerle temellendiriliyor. Dolayısıyla dış talep kaynaklı büyüme desteğinin sınırlı kalacağı, iç talebin ön planda olacağı bir yapının oluşması bekleniyor.

Raporda ayrıca, gelişmekte olan ekonomilere dair kapsamlı değerlendirmelere de yer verildi. Dünya Bankası Başekonomisti Indermit Gill, 2000’li yıllarda %6 olan gelişmekte olan piyasa büyüme hızının 2020’lerde %4’ün altına gerilediğini belirtti. Geçmişteki kalkınma trendlerinin tersine dönmekte olduğunu dile getiren Gill, yatırımın zayıfladığını, borç seviyelerinin artış gösterdiğini ifade etti.

Politika vurgusu ve çözüm önerileri

Dünya Bankası, yüksek belirsizlik ortamında büyümenin daha da zayıflayabileceği uyarısını yineledi. Banka yetkilileri, ticaret anlaşmalarının sağlanması ve politika belirsizliklerinin giderilmesinin büyümeyi artırabileceğini belirtti. Örneğin, mevcut tarifelerin yarıya indirilmesi durumunda, 2025-2026 yılları arasındaki ortalama küresel büyümenin 0,2 puan artabileceği ifade edildi.

Sonuç olarak, büyümeye yönelik risklerin “açıkça aşağı yönlü” olduğu belirtilen raporda, ülkelerin yapısal reformlara hız vermesi, kamu maliyesini güçlendirmesi ve ticaret rejimlerini istikrara kavuşturarak gelişmekte olan ülkelerdeki daralmayı tersine çevirmesi gerektiği öneriliyor. Küresel ekonominin önümüzdeki yıllarda düşük tempoyla da olsa genişlemeye devam etmesi bekleniyor. Ancak bu sürecin istikrarlı yürütülmesi, büyük ölçüde ülkeler arası ekonomik iş birliği ve politika netliğine bağlı olacak.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu